|
|
Ülkelerin sanayilerinin gelişmesinde birbirine benzer mal üretiminin katkı sağlayabileceği söylenebilir. Fakat ülkemizde artık sanayi kendi kabiliyetlerini ortaya çıkaracak donanıma hatta bu donanımları üretecek teknolojiye sahip durumda. İhracatta uluslararası ticaret kurallarının ve Avrupa Birliği kriterlerinin çok önemli olduğu bu ortamda üreticilerimiz artık kendi özgün marka eser ve ürünlerini daha rahat üretmeli bununla birlikte ülkemiz ve ürünleri üzerine yapışması olası olumsuz imajın ortadan kaldırılması için devletimiz de daha etkin çözüm yolları geliştirebilmeli.Sektörümüzde taklit türü çoğunlukla ürün taklidi şeklinde gerçekleşmekte marka taklidi meselesi ise neredeyse yok denecek kadar az. Asansör sektörü açısından bakıldığında birçok kanuni mecburiyet standart ve genel kabul görmüş kurallar nedeniyle ürünlerin birbirine benzemesi bazen kaçınılmaz bir hal alabiliyor. Bu durumdaki ürün ve hizmetleri ayrı tutmak şartıyla olaya baktığımızda sektörümüz içerisindeki sanayicilerin kendi marka ve modellerini kendilerinin yapabileceği kadar hem bilgi hem de üretim imkanına sahip olduğu gözlemleniyor.
Bir ürünü taklit etmek için neredeyse özgün bir ürün yapmakla aynı bedel ve üretim şartlarına ihtiyaç duyulduğu da yadsınamaz bir gerçek. Taklit ürün yapan kişi veya kuruluşlar öncelikle ürünün kendilerine ait olma hakkını ve gururunu taklit ettikleri kişi veya firmalara teslim ederek bu haklardan daha işin başından vazgeçtiklerini beyan etmiş oluyorlar. Bundan sonraki süreçte ise ürünün kendilerine ait olduğunu ispat için çalışıp duruyorlar ve sonuç olarak en fazla o ürün kadar iyi olabilmeye razı oluyorlar. Taklit ürün aslının önüne geçebilecek potansiyele sahip olsa bile sırf bu nedenlerden dolayı o ürünün gölgesinde kalabiliyor.
Ülkenin genel yapısı göz önüne alınıp küçük bir topluluk olduğumuz da akla getirildiği taktirde bize düşen görev özgün mal ve hizmet üretme yolunda çaba sarf etmek. Bunun yanında sarf ettiğimiz bu çabayı sektöre düzgün bir şekilde ifade ederek başka ürünlerden daha iyi en azından daha farklı olduğumuzu anlatmak vazgeçilmez diğer bir unsur. Sergilediğimiz bu tavır hem benzer işi yapan üreticilerden hem de ürünü arz ettiğimiz asansör müteahhitleri tarafından büyük kabul görecektir. Bu tutumun firmalara bir maliyet getireceği bilinmekle birlikte sanayici tanımına ve ruhuna uygun asil bir davranış olacağı da kesin.
Taklit mal üreten firmalar üretimini yaptıkları malla pazarda hiçbir zaman aslının önüne geçecek bir konuma gelememekle beraber ürünün tanıtımı ve üretimi esnasında asıl ürün veya firmanın adını da dillerinden düşürmeyerek bir bakıma o firmanın reklamını yapıp kendi firmalarının ve kişiliklerinin zedelenmesine neden olmaktalar.
Sektörümüzde taklit sorunu sadece üreticiden ibaret değil elbette. işin bir de bu ürünleri bilerek tercih eden firmalar yönü var ki bu durum taklit ürün yapmaktan daha büyük bir sorun esasında. Hatta taklit ürünün var olma sebebi olarak da rahatlıkla gösterilebilir.
Bilgi donanımı ile eğitimli yönetici ve personel konularında hassasiyet gösteren tüm firmaların politikalarında geçen “kalite” tabiri gereği asansör montaj müteahhitleri mal ve hizmet satın alırlarken tercihlerini olabildiği kadar özgün kaliteli ve devamlılığı olan asansör aksam ve parça üreticileri yönünde kullanırlarsa sektörün yurt içi ve yurt dışında hak ettiği yere gelmesi için katkıda bulunmuş olurlar.
Sözlerimi Fransa’da halkın taklit mal üretimine karşı seferber olmalarını sağlamak için söyledikleri gibi: “Taklit mal? Hayır mersi!” sloganıyla sonlandırmak istiyorum. |